Öncelikle birden fazla kadınla evlenme meselesi bir kültür olarak Müslüman ülkelerde özümsenmiş bir husustur. Ancak bu konu İslamın bir emri değil, aksine İslamın izin verdiği bir konudur. İslam hukuku bunun iznini verirken kendi önerisini, yani tek eşliliğin daha hayırlı olduğunu da beyan etmektedir.
BAE’de yerli ya da yabancı müslüman bir erkek, yasal olarak dört kadınla evlenebilir. Bu evlenmede birinci eşin izin şartı aranmaz, nikah mahkemede kıyılır. BAE’nde birden fazla kadınla evlenmenin maddi külfeti oldukça yüksektir. İki hanımın aynı konutta yaşaması yasaktır. Yasal olarak bütün imkanlar her iki hanıma da eşit olarak tahsis edilmek zorundadır. Bu sağlanamadığı takdirde eşlerin boşanma hakları mahfuzdur. Birinci eşi resmi nikahla ikinci eşi imam nikahıyla almak gibi bir durum yasal değildir.
Nikah kıyılmadan önce evlenilecek eşe ilk tazminat (Mihri Muaccel) mahkeme önünde elden ödenir. Bunun bir alt ya da üst limiti yoktur, bu tamamen kadının hakkı olup üst ve alt limiti kendisi belirler, para ödenir ve bu nikah akdine yazılmak üzere kayıt altına alnır. Kocası tarafından olası boşanma durumundan sonra ödenecek tazminat (Mihri Müeccel) miktarını da kadın belirler, bunun da bir alt ya da üst limiti yoktur. Bu da kayıt altına alınır.
Ayrıca kadın, kanunlara, geçerli örfe ve İslam dinine ve akli selime ters olmayacak şeklide boşanmak için istediği şartı yazdırabilir. Geçerli kanunlara aykırı olsa da Hakim kendi takdirini kullanarak, mahkemede kıyılan nikah akdine, kadının talebi üzerine kocanın ikinci eşi alamayacağı şartını da yazdırabilir.
Türk Medeni Kanunu’na göre ise, ikinci evlilik yasal değildir. BAE yasalarına göre ikinci hanım ile evlenen kişilerin, Türkiye yasaları nezdinde herhangi bir geçerliliği olmadığı gibi, kanuni sonuçları da ağırdır. Türk yasalarına göre bu husus, aldatma ve zina fiili olarak göz önünde bulundurulur.
Bu bağlamda bilinmesi gereken bir diğer önemli husus ise, yabancılar ile evlenen Türk vatandaşları ile ilgilidir.
Bu konuyu düzenleyen Kanunumuz 5718 Sayılı ve 27.11.2007 tarihli MÖHÜK’tür. Kanun’nun 1. maddesi göre, yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde uygulanacak hukuk Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi ve yabancı kararların tanınması ve tenfizi bu kanun ile düzenlenmiştir. Aynı hükme göre, T.C.’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı kanunun 13. maddesine göre, 1. Evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki milli hukukuna tabidir. 2. Evliliğin şekline, yapıldığı ülke hukuku uygulanır. 3. Evliliğin genel hükümleri, eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde, müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı taktirde Türk hukuku uygulanır.
Bu bağlamda, boşanma ve ayrılık, evlilik bağları, soy bağının kurulması ve devamı hükümleri, evlat edinme, nafaka, miras vesair hususlar aynı kanun ile düzenlenmektedir.BAE